





|
Turizmci milletvekilleri
27 Mart 2008 18:09
Siyasetin 2007 yılında, turizm sektörünü geçmişte olduğundan daha fazla etkileyeceğini savunmuştuk.. Nisan ayının ortalarından bu yana yaşadıklarımız, bu konudaki öngörü... ![]() Başka sektörlere göre, siyasete hayli uzak kalmayı tercih ettikleri gözlenen turizmcilerimiz ise şimdilerde bu tavırlarından vazgeçmişe benziyorlar.. Son günlerde, yeterince siyasallaşamamaktan kaynaklanan yakınmalar duyuluyor.. Seçimlerin öncesinde, turizmcilerin gönüllerine siyasetin ateşi düştü, dersek abartmış olmayacağız.. EN ÇOK YAKINILAN KONU; LİSTELER.. İktidara gelme olasılığı yüksek parti listelerinin, seçilecek yerlerinde sektör kökenli milletvekili adaylarının yer almayışı, yoğun biçimde eleştiriliyor.. Tanınmış hiçbir turizmcinin adı yokmuş listelerde... Aslında bu tartışmalara yüzeysel bir bakış bile, turizmde çok üst düzeyde çözülmesi gereken, acil sorunlar olduğunu çağrıştırıyor.. Anlaşılan, turizmcilerin sorunlarının kısa sürede çözülebilmesi, içlerinden bazılarının bu seçimlerde parlamentoya girmesine bağlanıyor. Daha da ileri gidenler de var. Örneğin Antalya'nın sorunları için bu ilimizden çıkacak, turizm kökenli milletvekilliği yetmiyor olmalı ki, Başbakan'ın bu ilden çıkmasını önerenler de var. Bu gidişle örneğin, Muğla'dan Maliye Bakanı, belki Nevşehir'den İçişleri Bakanı çıkması istenecek, çözüm için.. Aslında İstanbul'u da göz ardı etmemek gerekiyor. Bu ilimizin sorunlarına bakarsınız, İstanbul'dan çıkacak bir Cumhurbaşkanı bile, kısa sürede sonuç almakta yetersiz kalabilir. Şakayı bir yana bırakalım.. İçtenliğinden kuşku duyulması mümkün olmayan bu önerilerin, eğer varsa, turizm sektörünün sorunlarını çözmekte ne denli yeterli olabileceğini irdelemeye çalışalım. Kuşkusuz demokratik bir seçimle iş başına gelen parlamentoda, temsil edilmek önemli bir kazanımdır, turizm sektörü için.. Turizmcilerin yer aldıkları, siyasal parti ya da partilerin iktidar olmaları da öyledir. Ama yetmez bize göre. Eskilerin söyledikleri gibi, "eğri oturup, doğru konuşalım". Turizmcilerin parlamentoya girmeleri ile sorunlarının kısa sürede çözüleceğini sanmak, gerçekçi bir yaklaşım mıdır?.. Doğrusu; bu tür çözüm önerileri yüzeysellikten öteye geçemiyor.. Eğer sorunların aşılması için, farklı mesleklerin parlamentoda temsili yeterli olsaydı. Her dönemde seçilen; çok sayıdaki hukukçular, eğitimciler, doktorlar, üst düzey güvenlik görevlileri bugün, adalet, eğitim, sağlık, ulaşım ve güvenlik gibi hepimizi yakından ilgilendiren konularda, kalıcı çözüm sağlardı.. Turizmcilerin, farklı sektörlerdeki üst düzey yöneticilere siyaset yolunu açan öneriler, -deyim yerindeyse- havalarda uçuşurken, kendi temsilcilerinin dışlanmasına gösterdikleri tepkiyi, anlaşılır bulmak başka, çıkış yolunu salt parlamentoda temsilde görmek, başka bir şeydir. Kendi içinde gönüllü kurumsallaşmayı denemeksizin, iç denetim mekanizmalarını oluşturmak adına çaba harcamadan, geleceğe dönük ulusal ve uluslar arası gelişmeleri dikkate alan bir öngörüyü ortaya koymadan, parlamentoda yer almanın yararlarını savunmak çok güç.. Bu yaklaşım, parlamentonun çözüm yeri olmadığı anlamına da gelmemelidir. Tam tersine, TBMM; Türkiye'nin en etkili ve itibarlı sivil kurumudur. Üstelik turizm sektörünün parlamentoya ilgisinin artması, olumlu bir gelişme sayılmalıdır. Ancak sektör, sivil toplumun gerektirdiği kurumsallaşmayı yeterli düzeye çıkarmadan, parlamentoda temsil konusunun bu denli öne çıkarılması, abartılı bir yaklaşıma izlenimi uyandırıyor. Bu sektöre en alt basamaktan başlamış, yirmi beş yıllık süreçte, ekonomik ve politik açıdan en üstlerde görev üstlenmiş turizmci kimliğimin, bana yukarıdaki yoruma kalkışma hakkını verdiğini düşünüyorum. Kendimden söz ettiğim için, bağışlanacağımı umuyorum.. Kaynak :www.turizmdebusabah.com Bu haber 43 defa okundu. |
ozel
Son Dakika
|
|
Copyright © 2008, TurizmGundem.com
|
|