





|
Turizmde yeni fırsatlar arayışı
30 Temmuz 2008 14:15
Türkiye deniz, güneş, kum turizmine bağlı turiz anlayışında beli bir doyum noktasına ve tıkanıklığa ulaştı. Ve bu alandaki turizm geliri de üst limitini zorlar bir hal al... ![]() Türkiye yılar yılı geliştirme amacında olduğu turizmini deniz, güneş, kum üçlüsüne ve yabancı tur operatörlerinin yönlendirmelerine bıraktı. Bunun sonucunda ucuz satılan sahil şeritlerindeki oteller ve her şey dahil sisteminin hakim olduğu bir model gündeme oturdu. Zaman içinde giderek turist sayısında ciddi bir artış oldu. Ama turizm geliri önemli artış gösteremedi. Türkiye'nin turizm alanında satabileceğinin sadece deniz, güneş, kum olmadığı gerçeği yakın zamanda tartışılmaya başlandı ve kürtür, tarih, doğa, din turizmin devreye girebileceği hesaplandı, buna çeşitli ülke insanlarının birlikte oturabileceği turizm köyleri eklendi. Golf turzmi gibi yeni deneyler de söz konusu oldu. Böylece ucuz paket turları yerine, daha fazla döviz bırakan bir yabancı gruba hizmet amaçlandı. Ancak, Alman ve Rus turistlerin beğenisini kazanmış olan Antalya da bu turistlere hizmeti esas alan yeni bölgelerde çok sayıda otel inşa etti ve artan arz-fiyat politikasının yukarı çekilmesine bazı özel örnekler dışında imkan vermedi Son yıllarda önemli bir gelişme de İstanbul'da yaşandı. Yabancıların İstanbul'da kültür ve tarih turizmine yönelik talepleri hızla artarken kentte birçok yeni otel hizmete girmesine karşın fiyatlarda düşme değil, artış gündeme geldi. Bunun yanı sıra bir yandan özellikle Japonlar'ın büyük ilgisini çektiği Kapadokya, öte yandan İsrailli turistlerin ilgilendiği Karadeniz yaylaları, Rus turistlerin ilgilendiği palandöken ve dini turizm meraklılarının ilgi duyduğu Mardin gibi bölgeler yeni cazibe merkezleri olarak turizmin çeşitlenmesi sonucunu getirdi. Artık güneş, deniz, kum dışında yeni alanlar için de turistler Türkiye'ye gelmeye başladı. Şimdi bizim bir yandan yeni destinasyonlar yaratmamız, turistleri bir merkeze getirip döndürmek yerine, birkaç turisttik etkinliği birlikte sunacak cazibeler yaratmamız gerekiyor. Son dönemde bunlardan biri için Antakya ve Kapadokya'yı bir arada sunan turistik gezilerden söz ediliyor. Geçenlerde Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Ahmet Şeker oğlu bir İtalyan firmasının bunun için Antalya-Konya-Kapadokya hızlı tren projesine yap-işlet-devret modeliyle talip olduğunu anlattı. Bir turizmci dostum, Tarsus'tan başlayıp Hatay, Urfa ve Mardin'i de içine alan bir dini turizm paketini hayata geçirmeyi öneriyor. Bir müteahhit dostum da Ruslar'a, Ukraynalılar'a ve Araplar'a farklı özelliklerde turistik köyler kurmanın hesapları içerisinde olduğunu belirti. Türkiye'nin çok yakın bir gelecekte turizmini çok çeşitlendirip bütün yurda yayabilecek imkanları hayata geçirmeye çalışacağına inanıyorum, çünkü son dönemlerde gittiğim her kentte turizme açılım için çalışmalar yapılıyor. Bunun için hem turizm sektörümüzün bilgi birikiminin yeterli olduğunu düşünüyorum, hem kentlerimizin altyapısının geliştiğini, hem de ulaşımdan iletişime bir rahatlamanın yaşandığını görüyorum. Türkiye bunu başardığı oranda ortalama 700 dolar bırakan deniz, güneş, kum turistlerinin yerine 2000 dolarlara kadar hacama yapan yeni bir turist tipine hizmet vermeye başlayacaktır. Turizimde yeni fırsatlar turizmimizi çeşitlendirmeye bağlı olarak gelişecektir. Kaynak :www.turizmdebusabah.com Bu haber 25 defa okundu. |
ozel
Son Dakika
|
|
Copyright © 2008, TurizmGundem.com
|
|